Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bi Hisset Çok Seveceksin: Hayata Gönül Katmak

Hayat yolculuğumuz, tercihlerimizle yön bulur. Tercihlerimizi de miras aldığımız kültür, eğitim ve yaşadığımız çevre etkiler. Benim hayat yolculuğumda da, annem babamla başlayan, yetişirken de çevremde ‘vakıf insan’ olarak anılan kişiler yol gösterici oldu. Bu insanlar bazen kendi imkânlarıyla, bazen de vakıflar, dernekler kurarak, toplumun yoksulluk ve yoksunluklarına -eğitim başta olmak üzere- çare olmaya çalışıyorlardı. Akademik araştırmalara göre, insan kişiliğinin ve zekasının %70’i 6 yaşına kadar şekillenmektedir. Atalarımız bu gerçeği, “Bir insan yedisinde neyse, yetmişinde de odur.” özdeyişiyle bize anlatmıştır. Ben de; yoksula, muhtaçlara, derdine çare arayanlara, çocuklarını okutamadıkları için yardım talep edenlere kapısı açık olan bir evde doğdum ve büyüdüm. Evimizin etrafında öğrenci yurtları vardı. Akşamları soframızda, bu yurtlarda kalan öğrencilerin karınlarının aç olup olmadığı, üşüyüp üşümedikleri, sohbetlerimizin bir parçası olurdu. Annem, ara sıra pişirdiği börekler...

Özel Yetenekli Çocuğun Eğitimi, Toplam Eğitim Kalitesinden Bağımsız Değildir

Eğitim konusunda gelişmiş ülkelerle ülkemizi kıyaslarken sadece özel yetenekli çocukların eğitimini değil bütün eğitim sistemini birlikte incelemek durumundayız. Zorunlu eğitim süresinden tutun da alan seçimi, ortaöğretimde meslek edindirilmesi, üniversite giriş sınav sistemi, KPSS vb. bütün bunların her ülkede çocuğun hayatına yansıması farklıdır. Farklı ülkelerde yaptığımız çalışmalarda müfredatların, ihtiyaçlara ve beklentilere göre belirlendiğini gözlemledik. Ülkemizde en batıdaki şehrimizdeki çocuktan/öğrenciden beklentilerimiz de en doğu, en kuzey ve en güneydeki çocuktan beklentilerimiz de aynıdır ki normal eğitimde bile bu kabul edilebilir değildir. Ortak kazanımlar tespit edildikten sonra bölgesel farklılıklar dikkate alınmalıdır. Nihayetinde büyük şehirlerin tek çocuklu ailelerinde öğrencilerin üzerinde ailelerin destekleri, eğitim yatırımları ve şehir kültürünü düşündüğümüzde çok çocuklu ailelerin ihmal edilmiş, gözden kaçmış, okul çağına geldiğinde henüz dil kullanımı bile ...

Özel/Üstün Çocukların Eğitilmesi/ Yetiştirilmesi

Özel yetenekli çocukların eğitilmesi kavramından ziyade özel yetenekli çocukların yetiştirilmesi kavramı bana daha yakındır. Eğitim, etken ve edilgen bir ilişki anlatırken yetiştirmek çocuğun hayatında kendi kabiliyetleri doğrultusunda gelişimine katkı sunmaktır. Eğitimde eğitilen ve eğiten vardır. Özel yetenekli çocuklardan bahsediyorsak eğiten kişilerin en az bu çocuklar kadar yetenek sahibi ya da yeteneklerin farkında olmaları, aynı zamanda bu çocukların farklı olan duygu dünyalarını kavrama konusunda da gelişmiş becerilere sahip olmaları gerekir. Özel yetenekli çocukların eğitilmesi/yetiştirilmesi konusu farklı/özel bir konudur; çocuklarımızı diğer akranlarından ayırmadan aynı kurum ve aynı çevrede eğitim almaları tavsiyemizdir. Farklı yeteneklere sahip çocukların ayrı çatı altında kendine benzeyen çocuklarla birlikte eğitim almasını savunanlar da vardır. Arzumuz, çocuğun öğrenmesi ise kendisine benzeyenler ile aynı çatı altında olması öğrenme hızını artırır lakin şahsiyet gelişimi...

Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Raporundan Yansımalar/Giriş

Halide İncekara* Giriş Yeni Türkiye’nin özel yetenekli çocuklar için bir sayı ayırmasını hem çocuklarımızın bugünü ve yarını için hem de ülkemizin beşerî sermayesi açısından çok değerli görüyorum. Bu çalışmanıza 2007-2015 yılları arasında çocuklarla ilgili TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi Kurucu Üyeliği, Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Başkanlığı, Üstün Yetenekli Çocukların Keşfi, Eğitimleriyle İlgili Sorunların Tespiti ve Ülkemizin Gelişimine Katkı Sağlayacak Etkin İstihdamlarının Sağlanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Başkanlığı görevleri yapmam sıfatıyla gözlem ve tespitlerimi paylaşarak katkıda bulunmaya çalışacağım. Sadece özel yetenekli çocuklarımızla ilgili değil, iyi bir nesil için çocuklarımızın tümünün önündeki engellerle ilgili çalışmalar yapmaya gayret ediyorum. Bu nedenle öncelikle 28.05.2007 tarihinde raporunu sunduğumuz...